Kavud

Haftalardır evden çıkmamıştı,çok sevdigi deniz ona iyi gelecekti.Atladı arabasına ıssız bir sahile dogru sürdü.Arabada onu evde tutan şeyin ne oldugunu düşünmeye başladı.Nedeni açıktı kimseyle sohbet etmeye ne hevesi ne de takati vardı.Odadan dışarı çıkmamak için beş litrelik su şişesini beş günde bir yeniliyordu.Sardıgı her sigara ellerinde leke ve koku bırakıyordu.Daha bu sabah rüyasında gördü,ellerinin kabuk kabuk soyuldugunu,aldırmadı.Sürmeye devam etti,radyo da the cardigans-slow…

Sahile yaklaşıp arabadan indi.Kafasında yüzlerce boş düşünceyle yürüdü..

Yürüdükçe botun altında ezilen kumların arkada iz bırakmamasına şaşırdı.Yerde buldugu tahta parçası belli ki o dogmadan önce filizlenmişti.Eline aldı ve   uzun bir süre incelemeye başladı.” Bu agacla benim ortak noktam ne olabilir.” Tek bir ortak nokta ikisinin de aynı anda orada bulunmasıydı.Sadece biri daha çok yaşlıydı,denizden aşınmış tahta parçası havada süzülen kuş figürün tıpatıp aynısıydı.Nasıl olur da bir tahta parçası kuşlara özenip kendini o şekile sokar ve buna dalgaları rüzgarı alet edebilirdi.Ellerindeki ve tahta parçasındaki kumları özenle silkeledi.Simlere bulanmış kadının losyonla yüzünü siler gibi tek bir patıltıyı dahi arındırmak istiyordu Kavud’tan.Ona bu isimi koymuştu artık.Yürümeye devam ediyordu,botu biraz su almış olsa da bu ıslaklık hoşuna gidiyordu.Parmaklarını içeride gıcırdatmak çocuklugunu anımsatıyordu.Ortak noktayı düşündü aynı anda orayı paylaşmaktan öte bir şey vardı aralarında,”senden yarım asır önce yeşerdim ve daha fazla sabit kalmaya tahammül edemedim”dedi Kavud.Onun bu şekilde konuşmasına şaşırmadı.Çünkü harf degil kendine has frekans kullanıyordu;dalga sesi gibi,kum sesi ya da karıncaların ayak sesi gibiydi daha çok,özümsedi daha ilk cümleden.Zor heyecanlanan ve zor şaşıran biriydi ne de olsa onun için her şey mümkündü hayatta,her şey.Onu o odadan çıkaran şey kendi gövdesini terk edip kuş olma hayali kuran ve bunu başaran bir tahta parçasıydı.Bu karşılaşmanın bir ihtimal olabilecegi aklından geçmemişti zaten bastıgı yerde tek ayak izini Kavud’a basarak elde etmişti,belki de hayatının üzerine basmıştı.Belki de Kavud onu kendisine çekerek başka bir yere ulaşmak istiyordu.Rüyasında gördügü kabukların aynısı sanki ellerinde degil de onun üzerindeydi.Sımsıkı kavradı onu yürüdü,yürüdü…

Kendi hayatında kuş olmak daha kolay olmasına ragmen parmak gıcırdatarak eve gidip odasına kavuşmak istiyordu.

Onu ilk buldugu yere geri dönüp bıraktı.Bir süre uzanıp gökyüzüne baktı,uyuya kaldı.Uyandıgında parmakları kurumuş,üzeri milyonlarca kum taneleriyle kaplıydı.Kavud’a baktı,orada degildi.Biraz daha uyumak istedi,simli düşlerin peşine,karıncaların ayak seslerine…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s